Fettullah Gülen hem Sol hem Türkçü gruplar içinde yapılanma oluşturmuş, hemde bunları...

Fettullah Gülen hem Sol hem Türkçü gruplar içinde yapılanma oluşturmuş, hemde bunları devlete karşı kışkırtma içine girmiştir


Gerekirse devlet için, bayrak için gazi olunur, şehit olunur. Asla vatanı işgal ettirmeyiz.

m2

Söylenecek o kadar duygusal söz var ki, Kimimizi ağlatır, kimimizi hırslandırır, öfkelendirir. Bırakalım ağlayıp, zırlamayı artık Mücadele edelim!

Dönemin şartlarını inceleyip kendimize ders çıkaralım;

O gün Hocalı’da bu acı yaşandıysa, O dönem sahip çıkmayan, yalnız bırakan, Türkiye’nin lideri denilen Amerikancı ve Tarikatçı Özal yüzündendir.

İsterdik ki; Adriyatik’ten Çin seddi’ne kadar Türk Dünyası birlikte olsun!

İsterdik ki; Önce kan bağı daha yakın olan, iki Oğuz torunu yan yana gelsin de, Türk dünyasına liderlik etsinler. Atam Oğuz’un mirasına sahip çıksınlar!

Artık istemeyle olmuyor! Bizim çocukluğumuzun beceriksiz siyasetçileri yüzünden aramıza sınır bile çizildi. Artık arada kurulan o sınırı kaldırmalı, Kafkasya’da Rus Emperyalizmine, Anadolu’da Amerikan Emperyalizmine meydan okunmalıdır.

20 ocak katliamında Azerbaycan’a bağımsızlığında destek olunsaydı. 26 Şubat katliamı yaşanmayacaktı.

işte 20 Ocak katliamı dönemi yaşananlar;

20 Ocak 1990 sürecinde Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın tavrı, birçok kesim tarafından sert şekilde eleştirmiştir. Azerbaycan’da yaşananları kast ederek “Azerbaycanlılar, Anadolu’daki Türk halklarından daha çok İran’daki Azerilere yakındır. Onlar Şii, biz Sünniyiz” sözleri Özal’ın olaylara mezhep üzerinden baktığını göstermesi nedeniyle sert şekilde eleştirilmiştir. Özal’a Azerbaycan Halk Cephesi Lideri Ebulfez Elçibey de “Sayın Cumhurbaşkanı yanılıyor. Biz Şii de olsak önce Türküz” diyerek cevap vermiştir. Hürriyet Haber Ajansı Erzurum Bürosu’na teleksle geçtiği notta şöyle demiştir; “Biz laik milletiz. Dinci değiliz, din ayrı millet ayrıdır. Şii olduk; ama biz Türküz. Bizim Türkiye’den beklentimiz, Ermeniler karşısında verdiğimiz haklı mücadelemizi desteklemesidir.”

Azerbaycan’ın acısı Türkiye’nin acısıdır. Türkiye’nin acısı Azerbaycan’ın acısıdır.
İki kardeş devlet…

Şimdi ise yine benzer bir tezgah ile Azerbaycan ve Türkiye arasını açmak isteyen gruplar ortaya çıkmış bulunmaktadır.

20 ocak katliamının olduğu dönem Amerikancı-Tarikatçı ve kürt olan bir Cumhurbaşkanı, iki kardeş devletin arasına girmiş, sahip çıkmamış, büyük acıların yaşanmasına sebep olmuştur.

Yine Amerikancı bir tarikat olan Fettullah Gülen Cemaatinin sırf AKP’ye karşı, AKP’yi Suriye meselesinde yalnız bırakmak için, Azerbaycan ile Türkiye arasında bir gerilim yaratmaya çalışmaktadır. Türkçü-Turancı gözükerek Cemaatin finansör olduğu ve kontrolünde tuttuğu bu gruplar, Rus uçağının düşürülmesinde Rusları savunmuştur. Suriye meselesinde sürekli muhalefetlik yaparak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin zarar görmesi için çalışmışlardır.

AKP’yi Suriye meselesinde yalnız bırakmak özünde Türkiye’yi yalnız bırakmaktır. Türkiye’nin yanında olan kardeşleri yani orta Asya Türk devletleri ve Azerbaycan’dır.

Sırf AKP’yi bu süreçte dış politika da yalnız bırakmak için gerekirse Devlete bile zarar vermeyi göze almışlardır. Ben de Mehmet ESEN olarak her ne kadar AKP iktidarına muhalefet olmuş olsam da, Devletçilik anlayışım bu süreçte Devlete zarar vermeyi düşündüremez. Mustafa Kemal ATATÜRK Osmanlı paşasıyken padişaha muhalefet olduğu için cepheden cepheye sürgün yemiş ceza dahi almıştır. Fakat hiç bir zaman devlete zarar verecek bir eylemde bulunmamış, aksine devleti için savaşmış ve gazi olmuştur. Ne zaman ki vatan tam anlamıyla işgal olmuş işte o zaman Padişaha karşı gelerek bir devrimle Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmuştur.

Bugün yapılması gereken yine aynı durumdur. Gerekirse devlet için, bayrak için gazi olunur, şehit olunur. Asla vatanı işgal ettirmeyiz.

Büyük tezgahların döndüğü bu süreçte, Fettullah Gülen hem Sol hem Türkçü gruplar içinde yapılanma oluşturmuş, hemde bunları devlete karşı kışkırtma içine girmiştir.

Bu plan içinde Azerbaycan ve Türkiye arasını açmak ve iki devleti de yalnız bırakmak dahi vardır. Yakın zamanda Türkiye’de Azerbaycan konsolosluğu önünde çok farklı sebeplerden dolayı protesto eylemi dahi yapabilecek kadar gözü dönmüş Türk düşmanlarıdır bunlar. Dolaylı yollar ile sözde ”Kürdistan”ın devlet eliyle kurulması isteyecek kadar, hatta Ermenistan gibi çete-kilise devletinin bile Devlet eliyle kurulduğunu dahi ileri sürmüşlerdir. Amerikancı ve Cemaatçi bu gruplar 20 Ocak katliamında olduğu gibi Türkiye ve Azerbaycan’ı birbirinden ayırıp iki devletinde zarar görmesi ister.

Mesele AKP’ye muhalefetlik gibi gözüküp Emperyalist devletlerin planlarını uygulamaktır. Tehlikeli dönem içindeyiz. Sırat köprüsü gibi bir köprüden geçmekteyiz. Yapacağımız her eylem her söylem de dikkatli olmalıyız.

21 şubat Büyük Türk Yürüyüşünde özellikle bu meselelerin üzerinde bulunduk.

m4 m1

Henüz yorum yapılmamış

Yorum yap