8 MART TEBRİKİ

0
1863

‘’Benim Zeynebim’’

Bu kadar çok yazılacak mevzu varken bir sanatçının; İlhame Guliyeva’nın ölümünün ve dünyadan gedişinin böyle fazla tartışıldığı bir ortamın sergilediği bu ki; arkadaşlar, bitmiş bizim politika ve diğer işlerimiz. Hatta politikacılarımızdan tutun da  millet vekillerine kadar bu mevzuda söz demek ihtiyacı duyuyorsa o zaman yuh bize. Hem de Hocalı Soykırımı anıldığı ve Türkiye’de ilk olarak  Azerbaycan Hocalı Haftası ilan edildiği  bir zamanda.  İnsanımızın başı sanatçı İlhame’ye karışmıştı ki o ismi mübarek başını götürüp gitti bunların elinden. Sessiz sedasız deyişti dünyasını, onu daha rahatını bozmayacakları bir mekana taşındı.  Ve bu gediş neyi açığa çıkarttı farkında mısınız? Aslında tv ekranlarından meşumca gülümseyen; hoşgörülü; örnek deyib de tüm günü çocuklarımıza babasız çocuk doğurmanın şerafetinden tut da,  zengin sevgili  bulup nasıl konfor hayata ulaşmak olur dersine hocalık yapan  sanatçılarımızın insanlığın hangi noktasında dayandığını. Hala bu haber ve açıklamalara göz atmayan biri olarak bu kadarına vara bildimse izleyenlerin neler gördüğünü anlayın.

Baş verenleri hatırlatmayım ki zaten hala kavgalar,  açıklama ve tartışmalar son bulmayıp. Aksine daha ileri ve büyük – artık siyasi alana taşınıp; İlhame’nin oğlu İsa Qamber ve Elçibey’den ireli geri koşutu havasına girip ki, bu hamur hala çok su aparacak  yani.

Ulduzlarımızı konuşacam. İlhame Sovyetlerin döneminde Azerbaycan musiki sanatının yıldızlarından biri idi. Altın Çağ devrinin yıldızlarından ki hangi  köşede durduğunu tartışmak amacım yok. Şimdi kendisini pamuk prensler ilan edenlerin yanında tabii ışığından göz kamaşırdı,  ama onun da ışığına bakamadığı tam zirve yapan yıldızlar vardı. Sanat semasından göç ettiler bir bir. Dünyalarını değişmelerinden  iller öttü ve anladık ki  nasıl  incilerimizi kayıp etmişik.  Ama zevki artık bozulmuş, rok ve pop müziği ile aşılanmış şimdiki gençlik bunu fark eder mi, onu kafam almıyor. O yıldızlardan hala hayatta olanı ve Azerbaycan semasını ışıklandıran bir nece sanatçımız ayakta.

Bu gün birini zikir etmek istiyorum: Zeyneb Hanlarova. Bu adı  son iller daha çok Azerbaycan parlamentosundan duyuyoruz.  Günün siyasileri ve millet vekilleri İlhame’nin ve diğerlerinin konusunu Milli Meclise taşıyıp davranışı üçün kodeksler çizerken o bir başa devlet başçısının  gösteriş verdiyi problemlerle  ilgili sözünü diyor. Hatta İlhame’nin cenazesinde bele halkı için konuştu. O makamda    söz söylemek kolay düşüncesine kapılmayın. Önce  o makamdaki,  kendilerine puanı bu gün çiğneyip çürütülmeyen şou biznes dedi kodularından kazanmağa çalışanları, hala var olduğunu ve gündemde kalmak  çabası ile uğraşanları hatırlayın.

Ve uzatmadan gelsek son makama. Azerbaycan şou biznesinin karı kavgası-hatta Azerbaycan parlamentosunda millete vekillik edenleri ve her sözüne kulak verip de alkış tuttuğumuz aydınlarımızı da meşgul eden olaya katılmayan;  eminim ki, bu olaya  çok  çok üzülen Zeyneb’e- her bir Azerbaycan evladının ‘’Benim Zeynebim’’ dediği ULDUZA. Sakitçe kalktı ve az kalsın halk düşmeni ilan edilmiş İlhame’nin cenazesine gitti. Hiç bir açıklama yapmadan, sağına ve soluna bakmadan gitti ve ona uzanan mikrofonlara yine umumi  problemlerimizden  konuştu.

Bir isim zikir ederemse teref tuttun ve ya eski bir kinin var diye kınarsınız da, ona göre o bahis açtığım ulduzlarımızın sırasından nasıl da kopup düşen ve düşüşün acısını bizlere yaşatan kaç sanatçımızı söyleye bilirim,  bilir misiniz? Ve hala dün paylaşımında okuduğum; sesindeki oktavalarla övünen; hala sağına soluna çamur atmak çabasında, hala kendinden kahraman karakteri yapmakta.    Demek ki insanlık bütün keyfiyetlerden yüksekte durur. Ve bunu şou biznes ehilne ve karı kavgasına soyunan  aydın ve siyasilerimize gösterdi Zeyneb Hanlarova.

Tarhini unutduğum bir faciada Zeyneb Hanlarova aynen bele davranmışdı; Simsiyah elbiseleri ile aralarında rekabetin  olduğu söylenen, bin tür rivayetlerin baş alıp gittiği  sanatçımızın  cenazesinde oturmuş ve başsağlıklarını kabul  etmişti. Onun göz yaşlarını görenler hayret etmişlerdi.   Bunu da köyde babamın  hemen cenazeye geden akrabası anlatmıştı körelerek.

 


zeyben5 zeyneb1zeyneb2zeyneb

 

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.