Kutlu Adalı Cinayetinde Mehmet Ağar İddiası

0
12

Günlerdir Türkiye gündemini meşkul eden Sedat Peker vidyolarının sonuncusunda 6 Temmuz 1996 günü evinin önünde gerçekleştirilen silahlı saldırıda öldürülen gazeteci  Kutlu Adalı ismi de yer aldı. Kutlu Adalı cinayetine ilişkin,   Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti emniyet müdürlüğünün başlattığı soruşturma sonuç vermedi ve cinayeti kimin işlediği belirlenemedi. Bunun üzerine eşi İlkay Adalı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde  Türkiye aleyhine dava açtı. 31 Mart 2005’te mahkeme, cinayet hakkında yeterli ve inandırıcı araştırma yapılmadığı gerekçesi ile Türkiye’yi mahkûm etti. Manevî tazminat olarak İlkay Adalı’ya üç ay içinde ödenmek üzere 20 bin avro, mahkeme masrafları için ise 75 bin avro, toplamda ise 95 bin avro Türkiye’ye para cezası kesildi. Cinayetinin arka planında Adalı’nın hakkında araştırma yaptığı, çok değerli tarihî eserlerin yer aldığı St. Barnabas Kilisesi ve İkona Müzesin’de gerçekleşen silahlı soygun olduğu ileri sürüldü. Sözkonusuysa soygun, 14 Mart 1996’yı 15 Mart’a bağlayan gece gerçekleşti. Üç nöbetçiyi etkisiz hâle getirerek bir odaya kilitleyen maskeli ve silahlı kişilerin neler çaldığı açığa çıkarılamadı. Adalı, baskından dokuz gün sonra, 23 Mart günü yayımladığı haberinde, soygunda KKTC Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı’na bağlı resmî araçların kullanıldığını açıkladı. Bu haberden sonra kamuoyunda oluşan merak üzerine, Başbakan Hakkı Altun  olayın “askerî bir operasyon” olduğunu açıkladı. Kutlu Adalı, 2 Nisan 1996 tarihinde tehdit edildiğini açıkladı. Adalı’nın açıklaması ve tehditler hakkındaki uyarıları emniyet yetkilileri tarafından dikkate alınmadı. 6 Temmuz 1996 tarihinde suikast gerçekleşti.
Cinayet çeşitli kesimleri ifade özgürlüğünü savunucu tepkilere itti. Burhan Eraslan, verilen tepkileri “Gerçekten de bu cinayet, Kutlu Adalı’nın yazılarıda talep ettiği gibi “konuşan toplum”un başlangıcı oldu.” diyerek yorumladı.

Sedat Peker’in iddiaları

Sedat Peker,  23 Mayıs 2021 tarihinde YouTube aracılığıyla Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili bildiklerini anlattı. Peker, Adalı cinayetiyle ilgili dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağarı’ı  ve Ağar’ın çalışma arkadaşı Korkut Eken’i işaret etti. Kutlu Adalı’nın öldürülmesi görevinin ilk önce kendisine teklif edildiğini itiraf etti. Sedat Peker, video aracılığıyla gerçekleştirdiği açıklamasında şunları söyledi:

“1996’da Kutlu Adalı’nın cinayetine değineceğiz dedik, söz namus. Belki bunu anlattığımda biraz şey olacaksınız, bizim devletimizle hiç bir alakası yok. Bi o zaman Korkut Eken, Mehmet Ağar hep beraberiz. Korkut Abi’nin odası Mehmet Ağar’ın odasının yanında. Çok iyi dinleyin burayı! Çok iyi! Genciz, vatanseveriz! işte şu PKK’ya yardım ediyor, ama genelde bana işadamlarını yönlendiriyorlar, faili meçhullerden ziyade. Bana dedi ki ‘Kıbrıs’ta bir adam var’, “Evet abi’ dedim.  ‘Bu…’ dedi, ‘Kıbrıs’ı Rumlar’a satmak istiyor!’ Çocuğuz, genciz zaten. Bizi bir doldur boşalt, bir doldur boşalt.  ‘Bana iki tane profesyonel’ dedi. ‘Abi ben öz kardeşimi vereceğim sana’ dedim, öz kardeşimi! Evet. Atilla Peker’i dedim. Çok iyidir dedim bu işte, uzmandır. Sokaklardan yetişmiş. THY uçak biletleri hardisklerini atmıyor.  Bir arkadaşımdan öğrenmiştim. Tüm harddiskler geçmişten bu yana tüm bilet satışlarının olduğunu öğrenmiştim. Biletlerden bakababilirler. Korkut Eken, Atilla Yıldırım, bu cinayetten ne kadar öce gittiler. Ancak. Allah’a yemin olsun, yüce Allah o insanın kanını bize nasip etmedi! Adam namuslu adam, bugünleri görmüş adam bunun için çalışmış. Rumlara ülkeyi satacağı yok adamın. Hep böyle yapıyorlar, vatanseverlik, milleti çoşturuyorlar, herkesi birbirine sokuyorlar. Allah’a yemin olsun aradan zaman geçti. Döndüler üç dört gün sonra. Denk gelinemedi. Korkut Abi’yle konuştuk. Dedi, ‘Tekrardan gideceğiz!’, sonra orada bunlara bağlı olan başka bir ekip öldürmüş. Karşılaştık, Korkut Abi’ye. ‘Abi?’ dedim, ‘Halloldu o iş’ dedi!”