Ortadoğu’daki Savaşların Nedenleri.

0
5691

 Ortadoğuda senelerdir kan akıyor .Bu Savaşların Bana göre  7 Ana nedeni vardır: Orta Doğu haritasını yeniden şekillendirmek (BOP projesi), İsrail’in güvenliğini sağlamak,BOR,Petrol Savaşı,Silah üreticilerini memnun etmek, Din savaşı,Ve en önemlisi de Su savaşıdir.

BOP PROJESİ ,PETROL SAVAŞI VE İSRAİL OYUNU.

Dünyada İsrail, Ermenisten ve kürtler büyük devlet iddiasında ve büyük güçler de Türkler ve müslümanların gelişmesinin, birleşmesinin önünü kesmek icin onlara destek vermekdeler.Sovetler dağilandan sonra Batı ve ABD Türk ve Müslüman dünyasının önünü kesmek için var güçlerini ortaya koymaktalar.BOP endişelerinden doğan en önemli projeleri .Projenin amacı hem Türk dünyasının ,hem de Müslüman dünyasının arasına “Buyuk Kurdistan” seddi çekmek ve İsrail’in topraklarını genişletip onların bölgeye tam hakemliğini temin etmektir.Bu projeni gerçekleştirmek için her yolu denediler.Ve en sonda DAEŞ’I ortaya çıkarttılar.Kuzey Irak kürt yönetimi ile Irak merkezi hükümetinin arasının açık olduğu ve Merkezi hükümet güçlerinin Kuzey Irak’ın çevresine konuşlandığı bir donemde aniden ‘DAEŞ’ Musola baskın yaptı ve orayı işgal ederek merkeze doğru saldırılarını devam ettirdi.Aynı zamanda DAEŞ Kobaniye girdi ve bütün dünya Suriye’de ve Irak’ta olanlara sessiz kaldığı bir anda kürtler masum gösterilmeye ve onlara yardım edilmeye başlandı.Ama kürtlere yardım edildiği halde ‘DAEŞ’e de biriler tarafindan yardımlar kesilmedi ve bu arada aniden DAEŞ’in da Kobaniden çekilmesi kafalara soru işaretleri getirmeye bilmezdi.Mart 2015 de Irak Merkezi hükümeti İngiletereyi’DAEŞ’e destek vermekle suçladı .Eğer ellerinde kesin kanıt olmasa Irak hükümeti Ingiltere kibi bir devleti suçlamaz, suçlayamaz.Ve o aralarda Afganistan’da Türk Elçilik aracına saldırı düzenlendi ve bir askerimiz şehit düştü.Türk Ordusu Süleyman Şah türbesine operasyon düzenleyip mezarı kaçirdarak türbeyi havaya uçurdu.Bülent Arınç bir açıklama yaptı: Mart ayında DAEŞ’e ve diğer örgütlere karşı koalisyon güçlerince operasyon başlayacak .O zamanlar bu güçlerle beraber Turkiyenin de bu operasyonlara katılacağı söylentileri vardı.Yapılacak operasyonun Musola yapılacağı söylenilirdi .Şubat 2015 in ortalarında da “Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass tarafından Suriyeli muhaliflere yönelik eğit-Donat programı mutabakatı imzalandı.Her iki taraf bunun sadece ilk adım olduğunu ifade ettiler. Sinirlioğlu, “Daha yapacak çok işimiz var. Komşu coğrafyamızda ve dünyanın diğer farklı yerlerinde çok kaotik durumlar yaşanıyor. Dolayısıyla birlikte çalıştığımızda bir fark yaratacağımıza inanıyoruz” dedi.ABD Büyükelçisi Bass da mutabakatı imzalanma noktasına getiren herkese teşekkür ederek, “Birlikte çalıştığımızda her zaman daha güçlüyüz ve bize ortaklığımızı güclendirme fırsatı veren her resmi anlaşma, hem bizi hem de bölgemizi daha iyi bir konuma getiriyor. Bunun yalnızca başlangıç ​​olduğu ve daha yapacak çok şeyimiz olduğu konusunda size katılıyorum “dedi.Bu adımı atmaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Bass,” hükümetim adına, size ve meslektaşlarınıza bizi bu noktaya getirme konusunda, bu müzakere ve tartışma sürecinde sergilediğiniz yaklaşımdan ötürü çok teşekkür ediyorum. Söz konusu yaklaşımın, aramızdaki stratejik ortaklığın dayandığı prensipleri ve nasıl hayata geçirildiğini gerçekten yansıttığını düşünüyorum “diye konuştu.Bütün bu gelişmeler ve söylentiler bize şunu söylüyordu: Bir zamanlar Özal’ın istediği Musol operasyonu gerçekleşecekti. Bununla yetinmeyip Suriye’nin kuzeyine de bir operasyon yapılacaktı ve bunun sonucunda bir kurt devleti ortaya çıkacaktı.Bu “Devlet’i” Türkiye’nin desteği ile yaratıp federasyon şekilde Türkiyeye birleşdirmek niyetleri açıktı .İki senedir bu söylentiler var ve bazı medya da bunu yazmakla yetinmeyerek hatta buna başka AD vermekten de çekinmediler..Eğer başarsalardı bunu şimdiye hızlandırmıstılar ve başarırlarsa yine de yaparlar. Eğer bu niyyetleri gerçekleşirse Türkiye’nin güneyi de dahil gelecekte Türkiye’den ayrılarak ‘Büyük Kürdistan’yaratmak heç de zor olmayacak.Kürtlerin açık niyetlerinden biri de Türkiyede yönetimi tam olarak ele geçirmektir.Öte yandan da İsrail topraklarını genişletip İsrail devletini emniyyet altına almak ,Hem de dünya petrol rezervlerinin yüzde 70 ‘yi kontrol altında saklamak istiyor.
Sadece bu olayların şuana kadar gerçekleşmemesinin nedeni Turkiyedeki Haziran ile Kasım seçimleri ve sonucları, pkk nın saldırılarının artması ve pkk’ya karşı OPERASYONLARIN başlanması ile `çözüm` sürecinin buzdolabina girmesidir.Önemli nedenlerden biri de Müslümanlara, Türklere her zaman zulüm ve düşman muaamalesi yapan, bu bölgede cıkarları olan daha bir Süper Güç Rusyanin Akdenize inmesidir.Rusya Suriye’deki dikta rejimine destek vermekle hem de Suriye ve ordaki Türkmen halkının başına bomba yağdırıyor..14 Kasim Paris’teki terör saldırısından sonra Batının da Suriye’ye SALDIRILARI yoğunlaşmaya başladi .Burda hem süper güçler karşı -karsiya geliyor, hem de bombalamalar sonucunda sivil halk katl ediliyor, kendi topraklarından çıkarılıyor ve mülteci konumuna düşürülüyor.Rusya’nin bölgeye gelmesi ile kürt gruplaşmalarının saf değişip Rusya’yı desteklemeleri ve Rusya’dan yardim istemeleri Batı’nın kürtler konusunda politikalarının yanlış olduklarını gözler önüne serse de BATI bu projeden vazkecmeyecektir .BOP projesinin bundan sonraki kaderini ise Bati-Rusya restleşmesinin sonucu belirleyecektir.

Bana göre Orta Doğuda bu güc savaşının ve Bop Projesi’nin esas amaçı Petrol degil, SU ve BOR’dur.

SU SAVAŞI

 On yillar önce Dünya Bankasi,World Water Forum kibi kuruluşlar ,ABD’li stratejistler dünyada nüfusun artacagi ‘ve su sorununun giderek önem taşıyacağı ,Cin ‘ve Hindistan’ın enerji ‘ve tahıl kaynakları üzerinde büyük basınc oluşdurduğunu ileri sürüyor ‘ve 20.yil sonra 3,5 milyar insanın ciddi bir su kıtlığıyla karşılacagini söylüyorlardı …Irak bu bağlamda önem taşıyan bir ülke ..Orta Doğu’nun iki Ana su kaynağı olan Dicle ‘ve Fırat Irak topraklarından keçerek Körfeze tökülüyor…Bunnan başka Bölgede Nil,Şeria,Dicle,Firat kibi su kaynaklarının sorunlu oluşu ‘ve su kıtlığının artması suyu stratejik bir faktör haline getirdi…Şeria nehri Lübnan ,İsrail ,Ürdün ‘ve Suriya arasında önemli problemlerden biridir…Nil nehri de Mısır,Sudan,’ve Etiopeya arasında sorun açmakta.Fırat ise Türkiye ,Irak ‘ve Suriya arasinda tartışma konusu…Su kaynaklarının azalışı rekabeti artırarak bu savaşlara neden oldu..ABD-nin Irak işğalında makro peojelerinden biri Su idi ‘ve sorunu cozmus degil ‘ve savaş bu gün daha da onlar icin önem taşımaktadır …

BOR’un önemi

20-30 yıl içinde bitme noktasına gelmesi beklenilen petrolün yerini hidrojen yakıtı alacak. Hidrojen yakıtının ucuz yolla üretilebildiği tek maden ise Bor’dur. Dünya bor rezervlerine bakıldığında bor yataklarının% 70’i Turkiyede bulunuyor ve bu bizi BOP’un tam hedefine yerleştiriyor.2 ay önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun Acıgöl ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Boren Bor Optik’i ziyaret etti.Bor madeni hakkında bilgiler veren Alaboyun, “Dünyada kullanılan bor miktarı 2 milyon ton. Türkiye, bu oranın yaklaşık yüzde 70’ini üretiyor. Parasal olarak da yarıdan fazlasını Türkiye karşılıyor ama stratejik önemi daha kıymetli..Tamamen kendi imkanlarıyla teknolojisini geliştirmiş. Dünyada pek fazla göz önünde tutulmuyor. Bizler de bu ziyaretlerle halkımıza Türkiye’de de güzel şeyler oluyor mesajını vermek istiyoruz. Bor karbür, bor ile karbonun birleşmesinden oluşan elmastan sonra 3’üncü sertlikteki malzemelerden birisi. Dolayısıyla bu malzemeyi her şey kırıp kesemez. Geçtiğimiz günlerde başka bir ilimizde zırh üretimi yapılan fabrikayı gezmiştik. Zırhın yapılışında kullanılan malzeme bor madenidir. Çok sert malzemeden oluştuğu için delici ve kesici uçlara karşı dayanıklı bir malzemedir. Bu kapsamda buradaki teknolojinin gelişmesi için bakanlık olarak ve Bor Enstitüsü olarak desteğimiz devam edecek.”” ifadesini kullandı.

Bor madeninin füzelerin katı yakıtlarında da kullanıldığını ifade eden Alaboyun, “Füzenin daha hızlı ve daha yükseğe çıkmasını sağlayabiliyor. O konuda da arkadaşlarımız Bor Enstitüsü olarak çalışıyorlar. Biz bor hidrüründen, hücreselleri sayesinde elektrik üretiyoruz pil olarak. Hatta küçük bir İHA’mızı da onunla birlikte uçurduk. Böylece İHA’mızın 4 saat daha fazla havada kalmasını sağladık. Çalışmalar da devam ediyor” diye konuştu.

Yıllardır ABD’nin bu proje için harcadığı para şu anda 1 trilyon doları bulmuştur buda şu demektir, sadece Ortadoğu için ABD kendi ülke ekonomisinin 10’da 1’ini Ortadoğu’ya aktarmış.

SİLAH ÜRETİMİNDE ARTIŞ

MİT raporlarında Ortadoğu da ciddi bir silahlanma ve biyolojik silah üretimi bulunuyor.Ortadoğu’da akan kan, silah üreticilerini memnun etti. Suriye’den sonra Mısır’ın da iç savaşa doğru sürüklenmeye başlaması, uzun zamandır yatay seyreden silah şirketlerinin hisselerini yeniden hareketlendirdi. Dünyanın en büyük 10 silah ve savunma sanayii şirketinin piyasa değeri Mısır’daki iç karışıklıklardan bu yana 33 milyar 634 milyon dolar arttı. Firmaların hisseleri, en son Libya’ya askeri müdahale sonrasında tavan yapmıştı.

 DİN SAVAŞI

Dünyada ve Türkiye’de ki birçok strateji kuruluşlarına göre şu anda müttefiğimiz görünen ABD 10 yıl içinde İran ve Suriye’yi 20 yıl içinde ise Türkiye’yi işgal edecektir. Yani bu topraklar 20 yıl sonra yeniden bir kurtuluş savaşı mücadelesi verecektir.Türkiye bu savaşdan önce ise Rusya kibi bir bela ile de karşı-karşıya gelmektetir. GEORGE W. BUSH, Ç.Rise, Dick Cheney ve Shirakin itirafları da önemlidir; GEORGE W. BUSH BBC’de Yayınlanan Belgeselinde ABD Başkanı Filistin Lideri Mahmut Abbas ile Görüşmesinde Şu Sözleri söylemiştir; “Tanrıdan Görev Aldım.Afganistan ve Irak’ı da Onun İçin işgal Ettim.Biz Siz Müslümanlar İçin 9.Haçlı seferini başlattık ”
C. Rise (ABD Eski Dışişleri Bakanı) Washington Post Gazetesinde ki röportajında ​​şunları söylemiştir; “Başta Türkiye Olmak Üzere Fas’tan Basra Körfezi’ne Kadar Ortadoğu da Bulunan 22 Ülkenin Sınırlarının Değişmesi Gerekli”
Dick Cheney (Başkan Yardımcısı) Amerikan Girişim Enstitüsünde yaptığı konuşmada şunları söylemiştir; “Başkan Bush’un Haçlı Seferi Sözlerini destekliyorum. Savaşımız İslam’la. Biz Afganistan ve Irak’ı İşgal etmeseydik Onlar İslam Birliğini kurup İsrail’i yok edeceklerdi”
Jacques Chirac (Eski Fransa Cumhurbaşkanı) Fransa Eski Lideri Chirac Amerikalı bir gazeteçiye verdiği demeçte şunları söylemiştir; “Hepimiz Bizans’ın Çocuklarıyız Avrupa’nın Temel Şartlarına Uymuş Olan Bir Türkiye Avrupa İçin Olağanüstü Tehlikelidir.Bu Yüzden BOP gerçekleştirilmelidir.”

Maalasef uzun vadeli savaşlar daha bizi bekliyor …

Peki bu tehlikelere ve açık tehditlere karşı biz ne yaptık ve ne yapıyoruz?! Tabi çok hatalar da yaptık ama Devlet’in bildiği her şeyi de biz bilemeyiz..’Her şeyi biliriz’ diye iddia etmek gücünde ve ilminde degiliz.Bilmeyip de bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır. Neyin ne zaman ne şekilde, nasıl hakkımızda hayırlı olacağını da bilemeyiz.Ama Devlet her şeye hazır olmalıdır.Her türlü önleyici tedbir almalı ve ülkeyi tehdit eden unsurleri yok etmelidir.Allah Türkü ve müslümanları korusun! Amin!
Emrah Vatansever

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.