Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı  Mehmet bey Ersoy: ‘Bu konuda kendimizi yargının, savcının, hakimin yerine koyarak şimdiden bazı şeyler konuşmak doğru olmaz.’

0
2212

 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı sayın Mehmet bey Ersoy:     ‘Başta çocuklarımız ve tüm toplumu olumsuz yönde etkileyen  olaylarda bizim önceliğimiz çarpıtma ve yönlendirmelerle çocuk üzerinden siyaset yapan bazı çevrelerle polemiğe girmek değil mağdur çocuklarımızdır.’

Gündemi zapt eden konulardan birincisi çocuk cinayetleridir; taciz, istismar ve… Biz sadece sorduk; biri birini takip eden olaylara yanaşma ve çözüm yetkisi olanlar da cevapladılar.

 

 

– 13. İslam Zirvesi’nde yer alan 107  hedefin öncelikli 18’i sırasında insan bilim ve teknoloji, insan hakları koruma yer alıyor. Aile ve çocuklara ilişkin daha hangi hedefler var ve bu toplantıdan sonra planladığınız çalışmalar sırasına hangi ilaveler edeceksiniz?

–      13. İslam Zirvesi Toplantısı, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) 10-15 Nisan 2016 tarihlerinde İİT Üyesi Ülkeler Devlet ve Hükümet Başkanlarının katılımı ile İstanbul’da gerçekleştirilmiştir.
Zirveye Bakanlığımızın da Müsteşar Yardımcısı düzeyinde katılım sağlamıştır ve “Toplumsal cinsiyet eşitliğini, eğitimi ve aktif vatandaşlığı desteklemek konusunda gençlik eylemlerinde medya/sosyal medya” konusunda konuşma yapılmıştır.  Bilindiği gibi Zirve her üç yıl toplanıp, ortak politik, ekonomik ve sosyal alanlarda uluslararası durumun gözden geçirilmesi ve İslam ülkeleri üzerindeki etkisini analiz etmeyi amaçlamaktadır.  Zirve sonucunda da “İstanbul Deklarasyonu” yayımlanmıştır.  Zirvede yoksullukla mücadele, terör ve aşırıcılıkla mücadele, yatırım ve finans, bilim ve teknoloji, iklim değişikliği ve sürdürebilirlik, dini topluluklar arası ilişkiler, ortak İslami insani eylem, iyi yönetişim ve insan hakları konularına ilişkin 107 hedef yer almıştır.   Alt hedefler içerisinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızı ilgilendiren yoksullukla mücadele ve insani yardımlar, muhtaç ve savunmasız durumda olan insanların korunması ve desteklenmesi, kadın ve aile refahının arttırılması ve güçlendirilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, çocuk haklarını koruma, yaşlı ve özel ihtiyaç sahibi insanların sosyal güvenliğini sağlama, arttırma ve destekleme, aile, çocuk, kadın, genç, yaşlı ve özel ihtiyaç sahibi insanlar alanında STK ların rolünün arttırılması konuları bulunmaktadır.  Kısa özetlemek gerekirse;  Bakanlığımız sosyal yardımlara ilişkin olarak veri tabanımızda yer alan bilgilerin, yerel yönetimler ve Kızılay ile paylaşımı için yasal alt yapı oluşturulmuştur. Veri Paylaşım esaslarının tespitine yönelik Yönetmelik de yayımlanmıştır. Veri paylaşımının e-devlet kapısı üzerinden yapılmasına yönelik teknik çalışmalar da tamamlanmıştır.  Önümüzdeki süreçte yoksullukla mücadele hedeflerine ulaşmayı sağlayacak sosyal yardım sisteminin hukuki, sistemsel, kurumsal boyutuyla tesisi için “Sosyal Yardımlarda Dönüşüm Programı” hazırlanacaktır. Böylelikle sosyal yardım türleri, yardımlardan yararlanma kriterleri, finansman kaynakları, denetim usulleri ve sosyal yardım teşkilatı yeni baştan kurgulanacaktır. Ayrıca Dünya Bankası ile işbirliği içinde “Türkiye’de Sosyal Yardım Sisteminin Karşılaştırmalı Analizi” çalışması tamamlanarak sosyal yardım sisteminin dünya uygulamaları çerçevesinde karşılaştırmalı görünümü ve iyileştirici önlemler raporlanacaktır.   Her yıl 6 büyükşehirde Sosyal Sorunların Yoğunlaştığı Alanlarda Uyumun Güçlendirilmesi Bileşeni kapsamında “Sosyal Uyum Analizi” yapılarak işsizlik, yoksulluk, kamu hizmetlerine erişim problemi vs. yaşayan alanlar tespit edilecektir.  AB İlerleme Raporlarında yer alan ulusal strateji eksikliği eleştirileri “Ulusal Yoksullukla Mücadele Stratejisi” ile ortadan kaldırılacaktır.  Bulunduğumuz coğrafyanın en önemli sorunlarından biri olan madde bağımlılığı konusunda da “Madde Kullanım Riski ve Madde Bağımlılığından Korunma” ya ilişkin çalışmalarımız devam edecektir.  Bununla birlikte “Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi”nin ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Yerel ve Ulusal STK’ların Kapasitesinin Güçlendirilmesi Hibe Programı’ bileşeni kapsamında yerel ve ulusal düzeyde sivil toplum kuruluşlarının kadına karşı şiddetle mücadelede kapasitelerinin güçlendirilmesi sağlanmaktadır.

Bakanlık olarak her zaman ateşi söndürmeye, acıları dindirmeye gayret ettik. Her ne pahasına olursa olsun, mazlumların, mağdurların, ihtiyaç sahiplerinin yanındaydık. Bu çerçevede yanıbaşımızdaki vahşetten kaçarak ülkemize sığınan mültecilere gerek kamp içerisinde gerekse kamp dışında çok önemli destekler verdik. Sağladığımız desteklerle adeta küresel vicdanın sesi olduk.  Önümüzdeki dönemde de ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları ile işbirliği halinde ihtiyaç sahiplerinin yanında olacağız.  Artık dünyadaki sosyal devlet anlayışı, sosyal hizmet ve yardım kavramı ve muhteviyatı oldukça farklı bir içerik kazanmıştır. Öyle ki her geçen gün yeni ihtiyaç grupları ortaya çıkmakta, bu ihtiyaç gruplarına yönelik yeni kurumsal ve bireysel hizmet modelleri geliştirmek zaruri hale gelmektedir. Bu çerçevede çocuk, aile, engelli, yaşlı ve kadınlarımıza; ayrıca yurtdışında yaşanan vatandaşlarımıza, gazilerimize ve şehit yakınlarımıza yönelik hizmetlerimizde ciddi açılımlar gerçekleştirilmiş, sosyal yardımlara artan oranda kamu kaynağı tahsis edilerek yeni yardım programları hayata geçirilmiştir. Bakanlığımız toplumun tüm kesimleri ile iletişim ve işbirliği içinde, uygulamaları yerinde izleyerek, sahip olduğu kaynakları en etkili biçimde kullanarak çalışmaya devam edecektir.

Dünyanın ve ülkemizin değişen şartları, 2023 Vizyonu’muz, Kalkınma Planlarımız, 64. Üncü Hükümet Programımız ve “Aile Nüfusunun Korunması Programı” ndaki hedeflerimiz çerçevesinde, sosyal alanda yapacağımız reformlar ile milletimizin bize verdiği emanete en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Bu anlamda sosyal yardım ve sosyal hizmete ihtiyacı olan bütün dezavantajlı vatandaşlarımıza ulaşacak olan “Aile Sosyal Destek Programını” (ASDEP) hayata geçirmek öncelikli planlarımız arasındadır. Çünkü bizim milletimize bir sözümüz var ve söz verdiğimiz gibi, bu ülkenin çocuklarının, kadınlarının, engellilerinin, yaşlıların, şehit yakınları ile gazilerinin ve yurt dışında yaşayan Türk Vatandaşlarının, hiçbir sorunun kalıcı ve çözümsüz olmadığını görmelerini sağladık. Kimseyi sahipsiz bırakmadık. Yoksula elimizi uzattık muhtacın yanında olduğumuzu her zaman gösterdik. Önceliğimiz, etkiyi yetkide değil, şefkatte, merhamette ve hikmette görmektir. Amacımız ise hükümranlık değil milletimize hizmetkârlıktır.

– İnsan hakları ve kadın cinayetleri. Paradoks nerededir? Avrupa Birliğine üye olmak için çaba veren bir toplumda kadın cinayetleri kâbusa çevrilmiş. T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak hangi çalışmalar yapılıyor?

– Ülkemizde son 10 yıl içinde; hukuktan, eğitime, sağlıktan, istihdama, sosyal politikalardan desteklere, çalışma hayatından siyasal hayata katılıma kadar, kadınlarımız için pozitif ayrımcılık içeren pek çok düzenleme hayata geçmiştir.  Bakanlık olarak da kadına yönelik şiddetle mücadele alanında yasal düzenlemeler, farkındalık yaratma ve eğitim çalışmaları, koruyucu hizmet sunumu ve şiddet mağdurlarının güçlendirilmesi, kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonu artırma, şiddet mağduru kadınların korunması ve desteklenmesine yönelik kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi başlıkları altında çok boyutlu ve tüm tarafların katkısı ile kararlılıkla çalışmalar sürdürüyoruz.  Bu anlamda bir çelişkiden/paradokstan bahsetmek mümkün gözükmüyor.

Bununla birlikte kadına yönelik şiddetle mücadelenin; devlet, sivil toplum, medya ve özel sektör gibi birçok tarafın bütüncül yaklaşımıyla, uzun soluklu ve kararlı bir şekilde, kesintisiz sürdürülmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız tarafından kadına yönelik şiddetle mücadele “şiddete sıfır tolerans” ilkesiyle çok geniş yelpazede Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere tüm tarafların kapsamlı işbirliği ve ortak duruşuyla yürütülmektedir.

Bakanlığımız, tüm tarafların katılımıyla mevzuatın gözden geçirilerek iyileştirilmesi, farkındalık ve zihniyet dönüşümünün sağlanması, koruyucu ve önleyici hizmetlerin güçlendirilmesi, şiddet uygulayan ve şiddet mağdurlarına yönelik sağlık hizmetlerinin düzenlenmesi ve uygulanması, kurum, kuruşlar arası işbirliği ve politikaların geliştirilmesi konusunda kapsayıcı düzenlemeleri hayata geçirmiştir. “Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi” bunlardan en dikkat çekici projedir.

Biz kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda yapılan yasal çalışmalar ve alınan tedbirler kadar zihniyet dönüşümünün de önemine inanıyoruz. Farkındalık yaratma ve zihniyet dönüşümünün sağlanması kapsamında; Türkiye’de kadın erkek eşitliğinin güçlendirilmesi ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta olan personele ve üniversite öğrencilerine yönelik kadın-erkek eşitliği ve kadına yönelik şiddet konulu eğitim ve seminerler gerçekleştiriyoruz.

Yapılanlar önemli olmakla birlikte, elbette hala dikkat etmemiz gereken çok yol var, bunun farkındayız. Kanun çıkarmanın, kural koymanın yetmediğini biliyoruz.

Ancak kadın ve aileye ilişkin üretilen kavram, teori ve modellerin, hukuki düzenlemelerin ve bulunan çözümlerin uygulamaya geçirmeden önce ve uygulama aşamasında kendi toplumsal yapımız, zihin dünyamız, kültürel ve değerlerimiz ile uyuşup uyuşmadığı konusunda hassasiyet göstermekteyiz.

Toplumsal bir sorun olan şiddetin merkezine kadınlarımızı alıp bu durum üzerinden bir kesim tarafından aile, evlilik gibi temel kurumlarımıza saldırıya da müsamaha göstermeyeceğimizi bilinmesini isterim.

Biz mazlumun, inancına, diline, kökenine, fikrine bakmadığımız gibi cinsiyetine de bakmayız.

Aynı şekilde mağdur edenin de cinsiyetine bakmaz, erkek olduğu için onu hoş görmeyiz. Zira bizim için her can Allah’ın bir emanetidir ve tüm imkânlarımızla, tüm gücümüzle ona sahip çıkmak mecburiyetindeyiz.

Gerek sorunun teşhisini, gerekse çözümünü, “farklılıkları” yadsımadan, “eşit haklar” temelinde ve “aile” gibi ortak değerlerimizi merkeze alarak kurgulayan argümanların güçlendirilmesinin sosyal politikalarımızın temelini oluşturduğunu ifade etmek isterim.cocuk

 

‘Bu konuda kendimizi yargının, savcının, hakimin yerine koyarak şimdiden bazı şeyler konuşmak doğru olmaz.’

  • Son günler gündem olan olaylardan biri de yatılı çocuk yurtlarında tecavüz cinayetleridir. En küçük açıklamanın bile medyada manşete  çevrilmesi bu konuyu takip eden toplumun haklı hassasiyetini sergiliyor.  

 

  • Tecavüz, şiddet, istismar, suiistimal gibi toplumsal vicdanı ve insanlık onurunu rencide eden konular ve Bakanlığımızın en hassas olduğu meseleler.  Bunları yapan, alet olan, vesile olan veya ihmalde bulunanların tespit edilmesi halinde herkesin en ağır cezayı alması için konunun dün olduğu gibi bugün de takipçisi olup Bakanlık olarak davalara müdahil olmaktayız.  Bakanlığımız çalışmaları kapsamında, cinsel istismara uğrayan çocukların yaşadıkları travmatik deneyimi en az zararla atlatmalarına yönelik olarak çocuklarla ve aile ile mesleki çalışmalar yürütülmektedir.  İstismar mağduru çocukların gerekli psikolojik ve sosyal destek hizmetlerinden yararlanması sağlanmaktadır.  Aile ve çevrenin çocuğa yaklaşımı da değerlendirilerek sürecin çocuğun yüksek yararı çerçevesinde yönetilebilmesi ve çocuğa doğru destekleme yöntemlerinin uygulanabilmesi için aileye de danışmanlık hizmetleri verilmektedir.  Çocuk, aile, okul ve yakın çevre ile çalışmalar yürütülerek çocukların ihtiyaçları tespit edilmekte, bu ihtiyaçlarına yönelik bir müdahale programı oluşturulmaktadır. Çocukların ihtiyaçlarına göre 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu çerçevesinde düzenlenmiş olan tedbir kararları ile de çocukların durumu, ilgili kurumlarla koordinasyon halinde izlenmektedir. Başta çocuklarımız ve tüm toplumu olumsuz yönde etkileyen böylesi olaylarda bizim önceliğimiz çarpıtma ve yönlendirmelerle çocuk üzerinden siyaset yapan bazı çevrelerle polemiğe girmek değil mağdur çocuklarımızdır.

 

 

  • Milli Eğitim Bakanlığı’nın çıkardığı özel öğrenci yurtları yönetmeliğine göre, vakıflar ve tüzel kişiliklerin ilköğretim düzeyindeki öğrenciler için yurt ya da pansiyon kurmaları yasak. İlköğrenim düzeyindeki çocuklar için sadece devlet tarafından yurt ya da pansiyon kurulabiliyor. İsimleri gündem olan pansiyon ve yurtlarla ilgili ne düşünceleriniz var?

 

  • İsimleri gündemde olan sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili olay şu anda yargıya intikal etti. Hem yargı süreci devam ediyor hem de Milli Eğitim Bakanlığı olarak kurumu ilgilendiren yönüyle idari soruşturmalar bildiğim kadarıyla devam ediyor. Bu konuda kendimizi yargının, savcının, hakimin yerine koyarak şimdiden bazı şeyler konuşmak doğru olmaz.  Bakanlıklar kanunların verdiği yetkiye istinaden pek çok sivil toplum kuruluşuyla kendi görev alanlarına ilişkin işbirliği yapmaktadır. Bu anlamda sivil toplum kuruluşları ve hayırseverlerin desteğiyle çok başarılı işler yapıldığını da görmezden gelemeyiz. Herhangi bir kişinin, o kuruluşla ilişkisinin ne düzeyde olduğunu bilmediğimiz bir kişinin, işlediği iddia edilen suç veya suçlardan ötürü topyekûn bir kuruluşu zan altında bırakmanın doğru olmadığını bununla birlikte bu üzücü olayda ihmali olan kim varsa hukuk önünde en ağır cezayı alması gerektiğini düşünüyorum.

 

– Aile bakanlığı ve Aileye yönelik problemler söylendi mi hemen çocuk ve kadınlar geliyor göz önüne. Taciz, istismar ve katiller de salt bu kesimde yapılıyor. Nasıl düşünüyorsunuz, bilimsel eğitim için erkeklerden başlamak daha faydalı olmaz mı? Yani ulusal programlar ve projeler hep çocuk ve kadınlar için yapılıyor ama erkeklere ilişkin neler var.

1-uk-nc-davasi

  • Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımızın sosyal ve kültürel dokudaki aşınmalara karşı aile yapısının ve değerlerinin korunarak gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarılmasını sağlamak üzere; sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerini özverili şekilde yürütmektedir.
    “Eğitim ailede başlar” ilkesinden hareketle Bakanlığımız tarafından, aile bireylerinin karşılaştıkları sorunların en aza indirilebilmeleri ve sorunların aile odağında çözülmesine yönelik olarak Aile Eğitim Programı (AEP) hazırlanmıştır. Aile Eğitimi Programı; aileleri bilgilendirmeye ve bilinçlendirerek yaşam kalitelerini arttırmaya dönük önemli bir adımdır. Bu program, aile üyesi bireylerin çağın gerektirdiği temel aile yaşam becerilerine yönelik bilgi, beceri ve tutumları kapsamlı olarak edinebilmeleri için gündelik yaşamın bütününü kuşatan eğitim ve iletişim, hukuk, iktisat, medya ve sağlık alanlarında olmak üzere 26 modülden oluşmaktadır. Söz konusu eğitimimiz kadın veya erkek ayrımı gözetmeksizin toplumun her kesimine hitap eden bir yetişkin eğitimidir. Bakanlığımızın ücretsiz sunduğu bu eğitimlere herhangi bir cinsiyet ayrımı gözetilmeksizin toplumun her kesimi davet edilmektedir. Eğitimlerde katılımcıların yaklaşık yarısının erkeklerin oluştuğu da gözlenen bir gerçektir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri kapsamında geliştirmiş olduğu programlardan bir tanesi olan “Evlilik Öncesi Eğitim Programı” ile evlilik çağına gelmiş ve aile kurmak için bir araya gelen çiftlerin, evlilik hayatına hazırlanmaları amaçlanmaktadır. Evlilik Öncesi Eğitim Programı sadece evlenmek üzere gelen çiftlere değil, silahaltındaki er ve erbaşlara, polis okulları ve üniversitelerin son sınıf öğrencilerine de verilmektedir.  Evlilik yaşantısına bilinçli bireyler olarak girilmesini sağlamak amacıyla düzenlenen Evlilik Öncesi Eğitim Programına özellikle er ve erbaşların ilgisi ve katılımı yoğun olmaktadır.  2013 yılından bugüne kadar 298.959 er ve erbaşa evlilik öncesi eğitim verilmiştir.   Evlilik Öncesi Eğitim Programı kapsamında verilen örneklerde kadın ve erkeğin aile ve toplum içindeki rolü ve sorumlulukları ile ilgili herhangi bir basmakalıp yaklaşım ve kalıp değer yargıları kullanılmamış, toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde hareket edilmiştir. Eğitim süresince “eşler” veya “eşlerden biri” tanımlamaları kullanılarak evlilikte işbölümü, sorumlulukların eşler arasında anlaşarak paylaşılması, bireylerin haklarının farkına varması gibi hususlar vurgulanmaktadır. AEP dâhilinde yer alan tüm modüllerde toplumun farklı kesimlerindeki kalıplaşmış yargıları destekleyici ifadelerden özellikle kaçınılmış, “kadın-erkek”  tüm bireylerin toplumun başat unsurları olduğu kabul edilmiştir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak, kadına yönelik şiddetle mücadelede erkeklerin bilinçlendirilmeleri ve sürece dâhil edilmeleri noktasında önemli bir yeri Türk Silahlı Kuvvetleri ve Diyanet İşleri Başkanlığıyla işbirliği protokollerimiz oluşturmaktadır.
Bugüne kadar protokol kapsamında gerçekleştirilen eğitimler ile toplamda 7.177 kişinin eğitici eğitimi gerçekleştirilmiş, bu eğiticiler ile 463.694 erbaş ve ere yönelik eğitimler tamamlanmıştır.
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede toplumda öncülük rolü bulunup vatandaşlarla sürekli diyalog halinde bulunan ve erkeklerin bilinçlendirilmesi noktasında cami ve cami dışı mekânlarda çok önemli rolü bulunan din görevlilerine(vaiz, imam-hatip, müezzin-kayyım ve Kur’an kursu öğreticileri) yönelik olarak Bakanlığımız ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan “Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesinde Din Görevlilerinin Katkısının Sağlanması İşbirliği Protokolü” kapsamında “aile içi şiddet, kadına yönelik şiddet, çocuğa yönelik şiddet, şiddet mağdurlarına yaklaşım tarzı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine          Dair Kanun ve ilgili diğer kanunların uygulanmasına yönelik” konuların yer aldığı eğitimler ile Türkiye genelinde 537 eğitici yetiştirilmiş ve 47.566 personelin alan eğitimleri tamamlanmıştır. Ayrıca Bakanlığımız eşine şiddet uygulamış erkeklere yönelik de çeşitli programlar yürütmektedir. 6284 Sayılı Kanun kapsamında önleyici tedbir kararı verilen kişilere yönelik “Öfke Kontrolü ve Şiddet Konusunda Farkındalık Sağlanması” amacıyla Ankara ili genelinde haklarında önleyici tedbir kararları kapsamında öfke kontrol eğitimi alması yönünde mahkeme kararı bulunan 103 eşine şiddet uygulamış erkek (fail) bireyle psiko-sosyal destek sağlanmıştır. Faillerle yapılan görüşmelerde başlangıçta şiddeti uyguladığını inkâr eden failin, aldığı psiko-sosyal destekten sonra hatasını kabul ettiği, farkındalığının arttığı ve verilen Aile Danışmanlığı hizmetleri ile de hayatının normalleştiği gözlemlenmiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.