Onursuzlar milli ve yerli irade içinde yer alamazlar

0
1765

Sabri Balaman

Onursuzlar milli ve yerli irade içinde yer alamazlar

Bu haber 06 Aralık 2016 – 10:07 ‘de eklendi ve kez görüntülendi.
Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’de seçimle iş başına gelen hükümetler ASKER ve yargı müdahalesiyle defaten karşı karşıya kalmıştır. Millet iradesine yapılan bu müdahaleler ile millettin tercihi hiçe sayılmış ve bu irade karşısına farklı güçler getirilmeye çalışılmıştır.

1960 ve 1980 darbeleri ve sonrasında 28 Şubat post-modern darbesi ve daha sonra da 27 Nisan 2007’deki e-muhtıralarında başlıca aktörler ya Batının alçak siyasileri ya da askerler olmuştur.

Ancak siyaseti dizayn etmeye çalışan yalnızca askerler olmamıştır. 2013 Mayıs ayında başlayan “Gezi Olayları”nda da 17-25 Aralık darbe girişiminde de aktörler değişmiş olsa da amaç aynıydı. Gezi olaylarının Türkiye’nin dört bir yanında sokak terörüne dönüşmesinde FETÖ mensupları o dönemde kendilerini gizleyebilmiş olsalar da 17-25 Aralık darbe girişiminde kendilerini ifşa etmişlerdir. Son olarak da FETÖ mensupları tıpkı 1960 ve 1980 darbelerindeki gibi tanklar ve silahlarla millet iradesine karşı darbe girişiminde bulunmuşlardır.

Türkiye tarihinin en aşağılık, en rezil girişimi ile kendi halkına silah doğrultan FETÖ terör örgütü mensupları, bu milletin cesur ve kararlı duruşu ile amaçlarına ulaşamamışlardır.

Bu millet iradesine, Meclisine, Hükümetine, Başbakanına ve Cumhurbaşkanına sahip çıkmıştır. Yani vatanına, bayrağına, sancağına kısacası TÜRKİYE’ye sahip çıkmıştır.

“TÜM BU GİRİŞİMLERİN ORTAK NOKTASI İSE MİLLİ EKONOMİYE AÇILAN SAVAŞ”tır.

Türkiye tarihi boyunca yaşamış olduğu darbelerde araçlar farklı olsa da amaç hep aynıydı. Milli ekonominin büyümesini durdurmak (engel olmak), ekonomik bağımsızlığa ulaşılmasının önüne geçmek ve tüm bu yapılanlar küresel güçlerin uşaklığından başka izahı olamaz sanırım.

Ancak yaşanan bu darbelerde rol alan aktörler, asıl dertlerinin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini saklayabilmek için her defasında sözde “laiklik” ve “demokrasi” elden gidiyor çığırtkanlığı ile oyunlarını oynadılar.

2013 yılı aslında 15 Temmuz’da yaşanan olayların başlangıcını oluşturuyor diyebiliriz. 2013 Mayıs ayında Türkiye’nin yıllarca borç ödemekten belinin doğrulamadığı IMF’ye olan bağımlılığından kurtulmasıyla ve IMF ile yollarını ayırmasıyla içerden ve dışardan milli irade ve ekonomiye müdahale etmeye çalışan aktörler yeniden Türkiye üzerine oyun kurmaya başladılar. Türkiye’nin kendine yeten ve ekonomisi büyüyen, kendi coğrafyası içerisinde lider ülke konumunu bu aktörler hazmedemediler.

2013 gezi olayları öncesinde Türkiye cumhuriyet tarihinin en parlak ekonomik dönemini yaşıyordu. Dünyaya karşı Türkiye, ülke algısını değiştirecek düzeyde dev projelere imza atmaya başlamış ve kredi derecelendirme kuruluşlarınca yatırım yapılabilir notu almıştı.

Elbette ki bu durum, Türkiye üzerinde farklı hayaller peşinde olanların tahammül ve hazım sorunu yaşamasına neden olmuştur. Bu aktörler, farklı gerekçelerle sokakları terörize ederek dolayısıyla ülke ekonomisinin dünya üzerindeki pozitif algısını değiştirerek faizlerin ani yükselişine neden olmuşlardır.

17-25 Aralık darbe girişiminden sonra da “ekonomik kriz” çığırtkanlığının en fazla kullanıldığı girişimlerden biridir. Bu darbe Türkiye’de yapılan yatırımları ve yatırım sahiplerini özellikle hedef almıştır. 17-25 Aralık girişiminin amacı ekonominin yapısını değiştirecek ve Türkiye’yi güçlü kılacak bu yatırımların önüne geçmek ve durdurmaktı.

Şimdi de, 15 Temmuz FETÖ terör örgütünün darbe girişiminin Türkiye’ye olan ekonomik maliyeti ile dünyadaki “Büyük Türkiye” algısını negatif tutmaya çalışıyor olması gözden kaçırılmaması gerekir. Türkiye’nin bu coğrafyadaki varlığı ve geleceğine karşı yapılan 15 Temmuz darbe girişiminde millet tarafından püskürtülüp başarısız olunca, ekonomiyi manipüle ederek amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar.

Şu unutulmamalıdır ki; bu millet, oynanan bütün oyunları unutmadığı gibi muhalefetinden siyasi partilerine, işadamından bürokratına, askerinden polisine kadar kimin ne kadar yerli ve milli olduğunu görecektir. Belki birilerinin bu durumu fırsat bilerek iktidar hesabı yapması Afrika vahşi köpekliğinden öteye geçmeyecektir. 

Ey aziz milletimiz gün bugündür.

”UZUN ADAMA” sahip çıkma günüdür.

Leşlere karşı irademize sahip çıkma günüdür. Mazlumların umudunu ümmetin liderini size yedirmeyeceğiz…! Küresel piyonlar 15 Temmuz’un alçakları bu vatanın ekmeğini yiyen şerefsizler. 

“BU MİLLET İRADESİNE NASIL SAHİP ÇIKTIYSA, MİLLİ EKONOMİSİNE DE SAHİP ÇIKACAKTIR.” 

Kimse bu millete diz çöktüremez…!

Aziz ülkemin milletine selam olsun DUA ile kalın…

http://turmeb.com/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.