BİZİMLE OLMAYAN, BİZE KARŞIDIR

0
107

Azerbaycan’ın Eski Büyükelçisi Hulusi Kılıç: “Türkiye ile Azerbaycan ilişkileri her alanda  zirveye yükselmiştir.

Son iki ay yalnız Türkiye’de değil, dünya genelinde gündem olan Azerbaycan gerçeklerini Türkiye’nin eski Azerbaycan Büyükelçisi Hulusi Kılıç’la konuştuk. Sayın Hulusi beyle  röportajı sunuyor ve Hocalı haber ailesi olarak kendisine teşekkür ediyoruz.

 

Hocalı Haber: Bugün Güney Kafkasya’da yeni jeopolitik durum oluşmakta. Türkiye, Azerbaycan’ın kardeş ülkesi ve stratejik müttefiki. Güney Kafkasya`da Azerbaycan ve Türkiye nasıl bir tutum sergiliyor sizce? Ve bunun ileriye yönelik ne gibi getirileri olacak?

Hulusi Kılıc: Can Azerbaycan’ın 44 gün süren Vatan Muhaberesi sonunda yaşanan tarihi zafer Kafkasya’da yeni jeopolitik bir durum oluşturdu.10 Kasım’da imzalanan 3’lü Ateşkes antlaşması Güney Kafkasya’da yeni ufuklar açtı. Bu barış antlaşmasının 5.maddesi uyarınca oluşturulacak ortak gözlem merkezinde Türk ve Rus barış  gücü askerleri görev yapacak, böylece uzun yıllardan sonra Türk  askeri Güney Kafkasya’da kardeş Azerbaycan’a bu süreçte destek verecektir. 44 gün süren Vatan Muharebesi sırasında ve sonrasında Türkiye’nin kardeş Azerbaycan’a verdiği siyasi diplomatik ve moral desteği iki ülkeyi birbirine kenetlemiştir. Bölgede güçlü iki oyuncu olmalarının yolunu açmıştır. Gerek Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, gerek Prezident Cenap İlham Aliyev bölgede oluşan  reallik çerçevesinde işbirliği mesajları vermekte ve yaşananları  geride bırakarak Ermenistan’a dostluk eli  uzatmaktadırlar. Ermenistan’ın oluşan yeni gerçekle barışması bu  ülkeye önemli kazanımlar getirecektir.  Her halukarda Türkiye ile Azerbaycan ilişkileri her alanda  zirveye yükselmiştir. Bundan sonra iki kardeş ülkenin birliği, dayanışması ve yardımlaşması giderek daha da güçlenecektir. Başka  bir ifadeyle Güney Kafkasya’ya yön veren, barıştan ve iş birliğinden  yana olan dinamik yeni bir, güç oluşmuştur.  Rusya Federasyonu ile İran arasındaki ittifak hassas bir  denge üzerinde sürmektedir. Rusya’nın İran ile ittifakının kaynağı ABD’nin İran’a karşı sürdürdüğü  hasım siyasetten ileri gelmektedir. İran ile ABD arasındaki ilişkilerin normalleşmesi Rusya Federasyonu’nun İran’la ilişkilerini farklı bir  boyuta taşıyacaktır. Şu anda yürütülen Politika “Düşmanımın  düşmanı dostumdur” politikasıdır.

 

H.H: Rusya bölgede İran’la müttefik gibi gözüküyor ama ayni zamanda İran`ın bölgedeki yayılmacı politikasından  da rahatsız. Bu iki  devletin ittifakı ı nasıl devam edecek/ ya da ede bilecek mi?

H.K: Türkiye ile İran arasında yaşanan şiir gerilimi Rusya’da  memnunluk yarattığını düşünüyorum. Zira Türkiye’den uzaklaşan  İran, Rusya Federasyonu’na daha fazla yaklaşacaktır. Böyle bir durum Rusya Federasyonu’nun çıkarlarına hizmet edecektir. Neyse ki  Türkiye ile İran arasındaki şiir gerilimi kısa sürmüş, böylece Rusya  Federasyonu’nun beklentileri boşa çıkartmıştır.

H.H: İslam Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği en tecrübeli diplomatlardan birisi olan Zarif’in, neden asgari nezaket kurallarını ve diplomatik teamülleri hiçe sayarak İran’ın en önemli komşusunun liderini hedef aldığı hâlâ muamma. Zarif neden rahatsız?! Güney Kafkasya’nın Türkiye’nin olmasını mı istemiyor?!

 

 

H.K: Zarif’in Üst Yönetimden talimat almadan kendiliğinden bir  açıklama yaptığını düşünmüyorum. Zarif Üst Yönetimin tepkilerinin  sözcülüğünü yapmıştır. Zarif’in Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan  açıklamasını kabul etmek mümkün değildir. İran yönetiminin verdiği  tepkiler İran’da yaşayan soydaşlarımızı da rahatsız etmiş ve onların  Azerbaycan ve Türkiye’ye duydukları sevgiyi daha da  artırmıştır. Doğal olarak İran Türkiye’nin bölgede yer almasından  rahatsızlık duymaktadır. Özellikle Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin  yarattığı birliği ve gücü İran’ın kendisine karşı tehdit olarak  gördüğünü değerlendiriyorum.

H.H: Türkiye Azerbaycan’la beraber Güney Kafkasya’da müttefik. Ermenistan’ın  durumu belli…Gürcistan’ı nereye koyacağız bu süreçte?! O halının neresinde Gürcistan?!

H.K:  Gürcistan hem Türkiye’nin hem Azerbaycan’ın stratejik  müttefikidir. Azerbaycan’dan Türkiye’ye giden petrol, doğal gaz ve  demir yolu hatları Gürcistan üzerinden geçmektedir. Dolayısıyla  Gürcistan her daim Türkiye ve Azerbaycan’ın yanındadır.3 ülke  arasında 3’lü işbirliği mekanizmaları mevcuttur. Gürcistan’ın Rusya  Federasyonu ile ilişkilerinin iyi olmaması Gürcistan’ı Türkiye ve  Azerbaycan’a daha fazla yaklaştırmaktadır.  44 günlük Vatan Muharebesi sırasında Gürcistan’ın kara  sınırını ve hava sahasını Ermenistan’a kapatması Azerbaycan ve  Türkiye tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Kısaca Gürcistan,  Türkiye ve Azerbaycan’ın doğal ve stratejik müttefikidir.

H.H: Türkiye’nin, Ermenistan’ın Karabağ işgalini sona erdirmesi için Azerbaycan’a verdiği destek Türkiye’nin iç siyasetinde az da olsa bazı çatlak seslerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu güruh örneğin Türkiye’nin “Radikal Grupları” Bölgeye Taşıdığı İddiasını ortaya atmakla kimin eline oynuyordu sizce?!

H.K: HDP’nin PKK’nın bir uzantısı olduğu sır değildir.17 Kasım’da  TBMM’de kabul edilen Azerbaycan’a asker gönderilmesine ilişkin  tezkereye HDP karşı oy kullanmış ve ayrıca Fransız Senatosu’nun 25  Kasım 2020 tarihinde aldığı sözde “Karabağ Cumhuriyetinin”  tanınmasına ilişkin tavsiye kararına TBMM’deki 4 siyasi parti’nin  ortak bildiriyle tepki verirken HDP ortak bildiriye katılmamıştır. CHP  içindeki bazı çatlak sesler verilen tepkiler sonucu susmuşlar ve  söylem değişikliğine gitmişlerdir. Türkiye’nin bölgeye “Radikal  Grupları” taşıdığı asılsız iddiasını ortaya atmak Ermenistan’ın  değirmenine su taşımak olarak görülmektedir. Bu konuda  yaklaşımımız “bizimle olmayan, bize karşıdır.”